Assimilation, incorporation of new concepts into existing schemes
Asimilasyon, bir çoğunluğun zorunluluk uygulamadan düşünceleri kabul ettirmesidir.
Collaboration is a recursive process where two or more people or organizations work together to realize shared goals, (this is more than the intersection of common goals seen in co-operative ventures, but a deep, collective, determination to reach an identical objective) by sharing knowledge, learning and building consensus.
| İşbirliği, amaç ve çıkarları ortak olan insanların bir organizasyonla oluşturdukları çalışma ortaklığı, teşrikimesai. |
| Bir işin çeşitli kişilerle bilgilerini, öğrenmelerini paylaşarak ortaklaşa yapılması anlamına gelmektedir. Culture shock is the difficulty people have adjusting to a new culture that differs markedly from their own. The shock of moving to a foreign country often consists of distinct phases, though not everyone passes through these phases and not everyone is in the new culture long enough to pass through all five. There are no fixed symptoms ascribed to culture shock as each person is affected differently Kültür şoku, Kültür şoku, yurt dışına gidildiğinde maruz kalınan yeni ve farklı kültürlere karşı tepkidir. Buradaki iklim, davranış biçimleri, yemek alışkanlıkları, trafik, komşuluk ve arkadaşlık ilişkileri gibi şeylerin yabancı gelmesi; seni şaşkın, karamsar yapar ve biraz da hayal kırıklığına uğratır. Bazıları bunlara alışmakta daha başarılı olabilir fakat bunu en üst seviyelerde yaşayanlar da yine normal bir süreç geçiriyor demektir. |
Globalisation (or globalization) describes the process by which regional economies, societies, and cultures have become integrated through a global network of political ideas through communication, transportation, and trade. The term is most closely associated with the termeconomic globalization: the integration of national economies into the international economy through trade, foreign direct investment, capital flows, migration, the spread of technology, andmilitary presence.
Küreselleşme, ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel, politik ve ekolojik denge açılardan globalbütünleşmenin, entegrasyon ve dayanışmanın artması anlamına gelmektedir. Küreselleşme, yalın toplumsal gerçekleri oldukça aşan spekülasyonlar, varsayımlar, güçlü toplumsal imgeler ve metaforlar üretme kapasitesiyle olağanüstü doğurgan bir kavramdır. Hatta, bir çok düşünürün de belirttiği gibi bu kavramın çok boyutluluğu onu, sınırlarını çizme uğraşını bile zora sokmaktadır. Bu anlamda küreselleşme, sosyal bilimlerin her dalında yaygın kullanılan bir kavram olmakla beraber, genellikle bir "durum"dan, daha çok bir "akım"ı veya bir zihniyeti ima eder hale getirilmiştir.
International, Something (a company, language or organization) international mostly means that it involves more than one nation (country). The term international as a word means involvement of, interaction between or encompassing more than one nation, or generally beyond national boundaries.
Uluslararası; çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal. Birden fazla toplumun/devletin katıldığı ya da temsil edildiği durumlar için kullanılan sıfat ya da isim.
Multiculturalism has a number of different meanings. At one level the term means the appreciation, acceptance or promotion of multiple cultures, applied to the demographic make-up of a specific place, usually at the organizational level, e.g. schools, businesses, neighborhoods, cities or nations. In this sense multiculturalism approximates to respect for diversity. The term may also describe people who have more than one culture in them (people who grew up with more than one cultural identity, also sometimes called bicultural).
International, Something (a company, language or organization) international mostly means that it involves more than one nation (country). The term international as a word means involvement of, interaction between or encompassing more than one nation, or generally beyond national boundaries.
Uluslararası; çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal. Birden fazla toplumun/devletin katıldığı ya da temsil edildiği durumlar için kullanılan sıfat ya da isim.
Multiculturalism has a number of different meanings. At one level the term means the appreciation, acceptance or promotion of multiple cultures, applied to the demographic make-up of a specific place, usually at the organizational level, e.g. schools, businesses, neighborhoods, cities or nations. In this sense multiculturalism approximates to respect for diversity. The term may also describe people who have more than one culture in them (people who grew up with more than one cultural identity, also sometimes called bicultural).
Çok kültürlülük, bir toplumu oluşturan bireylerin ve grupların dil, din, ırk, tarih, coğrafya açısından farklı kökenlerden gelmesine dayanan çok kültürlülük, tek bir siyasal birim halinde ve ortak sınırlar içinde yaşayan toplumlarda söz konusudur. Bu farklılıklar, kimi zaman, çöken Sovyetler Birliğinde, ya da bugünkü Amerika Birleşik Devletlerinde olduğu gibi, değişik milletlere mensup insanların bir arada yaşaması biçiminde de görülebilir.
Prejudice is a prejudgment, an assumption made about someone or something before having adequate knowledge to be able to do so with guaranteed accuracy. The word prejudice is most commonly used to refer to a preconceived judgment toward a people or a person because of race, social class, gender, ethnicity, homelessness, age, disability, obesity, religion, sexual orientation or other personal characteristics. It also means beliefs without knowledge of the facts and may include "any unreasonable attitude that is unusually resistant to rational influence."
Ön yargı genel ve özel kullanımlarında bir taraf tutma biçimidir. Bir ideolojik fikri veya bakış açısını koşulsuz desteklemek anlamında kullanılır. Ön yargı, halk arasında genellikle bir kişinin kararlarının ağırlıklı bir şekilde tek taraflı olarak ortaya çıkmasında kullanılmaktadır. Gene halk arasında ön yargı, bir kişinin kararlarının nesnel olmayıp öznel olduğunu ifade etmek için kullanılmaktadır. Einstein'ın ön yargıya ilişkin bir sözü bulunmaktadır: "İnsanların ön yargılarını parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur."



